Daha Çevik Olalım Diyerek 7 Komedi Doğuran Kurumsal Dönüşüm Tiyatrosu
Yılın belirli dönemlerinde yönetim katından aşağıya doğru ilahi bir ses yayılır: "Arkadaşlar, pazarda şartlar çok hızlı değişiyor. Rakipler aldı başını gitti. Bizim de acilen çevik olmamız, bürokrasiyi kesip hantal yapıdan kurtulmamız lazım!"
Toplantı salonundaki herkes başını sallar. Haklıdırlar. Kimse çıkıp "Açıkçası biz halimizden memnunuz, biraz daha yavaşlasak nasıl olur?" diyecek değil. Niyet harika, vizyon pırıl pırıl.
Ama kurumsal mekanizma refleksini hemen gösterir: Hızlanmak için atılan ilk adım, yeni bir komite kurmaktır. Sonra bir bakmışsınız, hızlanacağız derken ajandanız şu yapılarla dolmuş:
Çevikleşmek Uğruna Kurulan 7 Gereksiz Komite
Çevik Dönüşüm Yönlendirme Komitesi: Ana komite olmadan hiçbir şey başlamaz.
Süreç Optimizasyonu ve Alignment Kurulu: Herkesin aynı şeyi anladığından emin olma toplantısı.
Yeni Metodolojiye Uyum Denetim Grubu: Süreci yavaşlatanları tespit edip daha da yavaşlatan ekip.
Hızlı Karar Alma Mekanizmaları Çalışma Grubu: Karar almamak için kurulan kurul.
Kültürel Değişim ve İletişim Komitesi: Aylarca slogan arayan ekip.
Bürokrasiyle Mücadele Task Force’u: Bürokrasiyi bitirmek için kurulan yeni bürokrasi.
Koordinasyon Sync'i: Ve tüm bu komitelerin takvimini çakıştırmaya çalışan toplantı.
Eskiden "Müdür onaylamadı" denirdi, şimdi "Governance sürecine takıldık" deniyor. Eskiden "Rapor bekliyoruz" denirdi, şimdi "Sprint Review’dayız" deniyor.
Gerçek Çeviklik Post-it'lerle Değil, Güvenle Başlar
Duvarlara renkli post-itler yapıştırmak, sabahın 9’unda insanları ayakta 15 dakika konuşturmak (ki o 15 dakika genelde 45 dakikalık sandalyesiz eziyete dönüşür) bir şirketi çevik yapmaz.
Hız; yetki, özerklik ve hepsinden önemlisi güven meselesidir.
Uzman seviyesindeki çalışanınıza güvenmeyip 50 bin liralık bütçe için bile 3 farklı direktörün imzasını şart koşuyorsanız... Hata yapma korkusunu şirket kültürünün temeline kazıdıysanız... Karar yetkisini tabana yaymak yerine en tepedeki tek bir odada kilitli tutuyorsanız; sabaha kadar Agile Manifesto okuyun, hiçbir şey değişmez.
Yetki vermediğiniz, risk almaktan korkuttuğunuz bir ekibe "Hadi çevik olun!" demek; el freni çekik arabada gaza basıp "Neden gitmiyor bu araç?" diye bağırarak motoru yakmaya benzer. Kurumsal dilde biz buna "burnout" diyoruz. Araç bir metre bile gitmez ama kaputtan dumanlar çıkar.
Çözüm Komite Kurmak Değil, Kapatmaktır
Gerçek çeviklik komite kurmak değil, komite kapatmaktır. Gerçekten esnek ve hızlı olmak istiyorsanız yeni kurullar icat etmeyi bırakın, var olan komitelerin yarısını kapatma cesareti gösterin.
Bir kararı vermek için "bana sormanıza gerek yok; riski alın, deneyin ve sonucu görün" diyebilen liderlerle başlar. Ama tabii yetki devretmek ve çalışana güvenmek, PowerPoint slaytında komite şeması çipil çipil parlatmak kadar fiyakalı durmuyor.
O güne kadar... Hepinize bol alignmentlı, bol sandalyesiz ve sonu yeni bir onay sürecine bağlanmayan ferah günler.
Son Güncelleme:
Yorumlar (0)
Yorum Yapın